13 May 2010

Uçurtmam






Fotoğraf:Burak Somuncu

Hepimizin küçükken büyük bir haz duyarak yapmış olduğu çok eğlenceli bir şeydir uçurtma uçurmak. Dün çocukluğumda hissettiğim bu duyguları tekrardan yaşama fırsatını yakaladım. Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Genç Gazeteciler Kulübünün katkılarıyla gerçekleştirilen 1.Geleneksel Uçurtma şenliğine katıldım. Her gün püfür püfür esen rüzgar o güne inat biraz sönük esse de. Uzunca bir bekleyişin ardından başlayan rüzgarla  uçurtmalarımızı gökyüzünün maviliklerine yolladık. Geçmişi çocukluğumu anımsamak gerçekten güzeldi. Dün bunlar yaşanırken uçurtmanın tarihini merak ettim ve küçük bir araştırma yaptım ve bu araştırmamı sizlerle paylaşmak istedim. 




9 May 2010

Ağır Meslek, Zor Zanaat: Dökümcülük


Döküm işçileri Ekmek paralarını alınlarının gerçek teri ile kazanıyorlar. 1400-1600 santigrat derecelik erimiş madenin karşısında yaz, kış demeden ekmek parası için verilen meşakkatli bir zanaat onlarınki…


Fotoğraf:Burak Somuncu


Ekmek paralarını alınlarının gerçek teri ile kazanan emekçiler onlar. Döküm atölyelerinde 1400-1600 santigrat derecede yanan ocakla beraber eriyip, şekillenir hayatları. Erimiş madenin patlaması ile gözünü kaybeden, kolunu, bacağını yakıp yaralayan döküm işçileri onlar. İnce işçilikle, ağır işçiliğin birleştiği belki de tek meslek dalı dökümcülük. Böylesine zorlu şartları olan dökümcülüğü ve döküm işçilerini daha yakından tanımak için Adana sanayi sitesinde bulunan döküm atölyelerini ziyaret etmeye gittim. Ne zamandır fotoğraf arşivimde olamasını istediğim görüntüleri yakalama çabasındaydım. Adana Sanayi Sitesi’nde Yanan ocaklarının dumanından duvarları simsiyah olmuş küçüklü büyüklü birçok atölye içinde bacasından dumanı yeni yeni tütmekte olan atölyenin önüne geldiğimde, işyeri sahibi Mehmet Usta ile karşılaşıyorum. Kısa bir tanışmanın ardından siyah silisli döküm kumları içinde 5–6 İşçi yoğun bir çalışmayla döküm için kalıp hazırlarken buluyorum.Fotoğraflarını çekmek istiyorum çalışan emekçilerin biraz rahatsız olsalar da, varlığıma zamanla alışıyorlar.